EMEK SARFETMEDEN SAZANI BARAJDAN ÇIKARAMAZSINIZ

EMEK SARFETMEDEN SAZANI BARAJDAN ÇIKARAMAZSINIZ!

E.Sidorov, A.Rasstegaev


Eduard Bey, siz Sazan avı için küçük göller mi tercih ediyorsunuz?

Aslına bakarsanız ülkemizde bu tür göller en önemli avlaklardır. Genellikle bu avlaklar 2-3’den 20-30 hektara kadar su yüzeyi olan göllerden ibarettir, şöyle ki : eski kireç, taş ve kömür maden ocakları veya dere havzasının baraj duvarıyla kapatılarak oluşan göl ve barajlardır. Kural olarak yakınında köy veya yerleşim yeri vardır ve buradaki insanlar söz konusu göle zamanında balık salmışlardır. Eski rejim dağıldıktan sonra ülkemizde çok sayıda göl denetimsiz bırakılmıştır.

Bu arada özellikle belirtmek istediğim çiftliklerde özel yemle beslenen sazanlar benim için son derece önemsizdir. Bu bahsedilen küçük göllerde köylülerin tahmin bile edemeyeceği kayda değer balıklar vardır. Böyle önemli avımla köylülerin dikkatini çektiğimde büyük memnuniyet duyduğumu itiraf ediyorum. Ve nihai olarak iyi tanıdığın böyle göllerde yeni öğrendiğin aroma, taktik ve malzemelerinizi en iyi deneme poligonu olduğunu unutmayınız. Yeni başlayanlar için böyle bir gölün avın kendisini öğrenmek için en uygun yer olduğunu belirtmek isterim. Fakat bununla birlikte böyle gölde avın basit ve kolay olduğunu sakın düşünmeyiniz. Beher gölün anahtarını bulmalısınız ki, çok yakında olan iki küçük gölün çok farklı hayat yaşadıklarını söyleyebiliriz.

Sazanın nerelerde durduğunu nasıl tespit edebiliriz? Hangi bölgelerde onu bulma şansımız daha yüksektir ve hangi bölgeye daha dikkatli bakmalıyız?

Hava durumu ve mevsimin çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Fakat sazanı bulma şansımızın daha yüksek olduğu bazı bölgeler var. Öncelikle bunlar baraj yakınındaki dibin farklılık gösterdiği yerler. Kış mevsimine ne kadar yakındaysak su sıcaklığı o kadar düşük ve balık o kadar daha derine inmiştir. Ben genellikle 3-5 metre derinlikten daha derin yerleri seçmemeye çalışıyorum. Su altında kalan dere yatakları ve ağaçlar her mevsim ilginç yerlerdir. Göl koylarında ve karşı kıyıdaki su üzerine sarkmış ağaç dalları en sevdiğim bölgelerdendir. Sazan sualtındaki ağaç köklerini de çok sever. Özellikle kıyıdan uzak olanlar çok önemlidir. Fakat böyle yere yakın avlarda çok dikkatli olmakla birlikte ve Sazanı gereğinden önce korkutmamak için hareketli montaj seçerim. Bu durumda oltalardan uzaklaşamazsınız. Yoksa sazan hemen yakındaki kurtuluşuna ulaşacaktır.

Eğer gölün dibinde daha derin kanalın çıkışı tespit ederseniz iyi balıkçılık kesinleşmiş demektir. Böyle bir yerin tespitini Marker oltasıyla yapabilirsiniz. Sıcak bir havada ilginç başka bir yer dere veya çayın göle aktığı bölgedir. Diğer taraftan yapışkan bataklı bir zeminde oltanızın işi yok diyebiliriz.

Benim anladığıma göre balığın hareket ve yaşamı sudaki oksijen oranına doğru orantılıdır. ‘Sabah 4 saat’ temrinin var olması buna bağlıdır – sabahın ilk 4 saatinde sudaki bitkiler yoğun olarak oksijen tüketip karbondioksit atarlar. Bu nedenle de sabah saatlerinde sazanı bitkilere yakın aramak doğru olmaz.

Tam tersi, sıcak bir gün ortasında sazan yüzeye yakın yemek ve oksijen aramaya çıkabilir. Bu durumda etkili olarak sazanı yüzeyden avlayabiliriz, fakat bu başka bir konudur.

Bu önemli bilgileri bilmek sazanın bulunduğu yeri herhangi bir şekilde göstermediğinde belirleyicidir.
Fakat sazanın kendini su yüzeyinde atlamak gibi kendini gösterirse bu en iyi belirleyici faktördür. Herhangi bir göle ilk gittiğinizde üşenmeden gölün dip haritasını çıkartınız ki sonraki avlarınız daha iyi geçsin. Bu haritaya kaydedeceğiniz en önemli bilgiler göl dibindeki derinlik farklılıklarıdır. Bununla birlikte sazanın atladığı yerleri de mutlaka kaydetmelisiniz. Eğer sazan atlayışları günün farklı saatlerinde olduysa bunu mutlaka kaydetmelisiniz. Sonuç olarak balığın hangi saatlerde hangi bölgede olduğunu yaklaşık olarak belirleyebileceksiniz.

Anladığıma göre avlağın incelenmesi bir balıkçılıkta olabilecek bir olay değil. Fakat bir sazancı sadece bir günlük ava gidecekse nasıl ve neler yapmalıdır?

Sadece bir gün Sazan avı için son derece yetersizdir ve sadece iyi tanınan gölde başarılı olunabilir. Fakat burada da iyi çalışmanın gerekir. Marker oltasını elinize alıp dibin şeklini inceleyiniz. Veya balığın kendini atlayışlarla gösterdiği yeri inceleyiniz. Marker oltası size dipteki derinlik farklarını, çukur ve tümsekleri herhangi bir değişikliği bildirecektir. Sazanın atladığı bölgede yemi herhangi bir yere değil, mutlaka sert zeminli bir yer olmalıdır. 4 oltanın her biri bu durumda farklı yön ve uzaklıkta çalışır. Her oltaya farklı yem kullanmanızı tavsiye ederim – bu gün sazanın nasıl keyfi olduğunu kim bilebilir ki?!

Ben sadece boili ile avlandığını düşünürdüm?!

Aslına bakarsan Sazan avında çay içme seremonisinde çay içmek değil, hedef balık avlamaksa sadece boili ile kendimizi sınırlamak mantıksızdır. Tartışmasız boili Sazancının en önemli silahıdır: boili küçük balıkların dişlerine göre değil, iğnede son derece sağlam ve güvenli durur ve farklı farklı aroma ve karışımların kullanımını sağlamaktadır. Birçok balıkçı doğru düzgün boili yapmasını bilmediğinden veya yanlış boili seçip aldığından sonuçlar çıkarmaya başlarlar. Ben mesela Ahtuba’da Sazanın boili ile yakalanamadığını duyuyorum. Böyle balıkçıların turna balığının kaşık ve sahte yemle yakalanamadığını iddia ettiklerini anlayamamalarından ibarettir. Herhangi bir diğer turna balıkçısı hemen soracaktır : hangi yemle, hangi bölgede ve kaşığı nasıl sallayarak avlandınız? Benim tutkumu paylaşan tüm balıkçıları temin ederim ki, boili en önemli yemlerden biridir ve ülkemiz burada istisna değildir.

Mısırın hazırlanması zor değil aslında. Mısırları yıkayıp bir geceliğine soğuk suya ıslatıyorsunuz. Sabah mısırı alıp 20-30 dakika kabuğu patlamaya başlayıncaya kadar kaynatıyorsunuz. Kabuğu ayrılmaya başlayınca da ateşten alıyorsunuz.
bu yemi kaynattığınız suda saklayabilirsiniz. Hatta bu suya aroma katıp 5-6 saat bekletmeniz faydalı olacakır. Başarılı sonuçlar çilek, bal ve akçağaç aromaları ile aldım. Aroma miktarını sizin değil, balığın ağız tadına göre belirleyiniz. Yeterli miktar 1 kg yeme 10 ml’dir. Markalı aromalar alabilenlere Richworth’u önerebilirim. Oltaların birine solucan da takabilirsiniz. Bu şekilde günün en uygun yemini belirleyip diğer oltaları da o yemle atabilirsiniz.

Balığa ulaşma aşamasında her şey çok önemlidir : balığın oltaya en ufak teması dahi son derece önem arz etmektedir. İğneye en ufak dokunma dahi, balık başarılı takılmasa da, balığın yemle ilgilendiğini gösterir, ki bu da yem ve iğne büyüklüğü, montaj şekli vb. oltada değişiklik yaparak balığın yakalanmasını sağlayabiliriz. Oltanın hareketli kurşun ile donatıp ve elektronik alarmları en hassas ayara getirip böyle temaslar hakkında bilgi edinebiliriz.

Yukarıda bahsettiğim av şeklinde iğne ve yemim hep aynı yerde durmaz. Eğer 1 saat içerisinde herhangi bir ses yoksa hemen yerini değiştiririm. Yoğun yemleme böyle avda etkisiz kalacaktır. Bu nedenle az miktar tahıl bir düzine boili ve pellet ve de eğer yemlik ile avlanıyorsam PVA ipe birkaç boili kullanırım. Sazan avı için bir gün son derece az olmasına rağmen, böyle bir taktik ile başarılı sonuçlar alabilirsiniz.

Anlaşılmıştır: eğer iyi sonuç almak istersen birkaç günlük ava gitmek zorundasın. Peki, birkaç günlük avın ne gibi avantajları vardır?
Büyük sazanların ( 3 kg. üzerindekiler) aktif olmaları günden güne farklılık gösterebilir. Hafta sonu balığa geldiğinizde yoğun beslenen Sazanı bulacağınızın garantisi var mıdır? Oysa birkaç günlük av ile balığı sizin yem ile ilgisini çekebilir ve yeme alıştırabilirsiniz. Fakat düşünün ki göle geldiğinizde en sevdiğiniz birkaç yer başka balıkçılar tarafından işgal edilmiştir. Böyle durumda birkaç günlüğüne geldiğinizde yan tarafa durarak ve uygun beslemeyi yaparak balığı kendi oltalarınızın bulunduğu bölgeye çekerek avlayabilirsiniz.
Besleme taktiği ciddi olarak tüm etkenleri dikkate alıp değerlendirerek yapılmalıdır. Genellikle ben iki yemleme bölgesi yaparım. Biri kıyıya yakın, diğeri daha uzak mesafeyedir. Her ikisi için dipteki derinlikleri tespit ederim. Eğer dipte bir tümsek bulduysam bir oltamı tümseğin üzerine, ikinci oltayı da tümseğin dibine atmaya çalışırım.

İlk yemlemenin yoğun olması gereklidir. Mısır ve kenevir tohumundan yaklaşık birer kilo her iki yemleme bölgesine atarım. Kenevir tohumu bu arada aynı mısır gibi hazırlanır. Eğer yemleme raketinin hacmi yaklaşık 100 gram ise her iki yemleme noktasına 10-12 raket atılmaldır. Sonrasında aynı raket ile pellet ile yemlerim. Pellet aslında aynı boili hamurundan, fakat yumurta olmadan ve kaynatmadan, sadece kurutularak yapılırlar. Nihai karışımı da erime süresini 1 saatte olacak şekilde ayarlıyorum.

Yemlemeyi de boili ile tamamlıyorum. Yemleme bölgesinin küçük bir alana sığdırmamız lazım. Mesela 5 metre kare olmalıdır. Periyodik olarak da birer düzine boili, pellet ve tohumla yem atıyorum. Bunun yapılması oltaların atılmasında sonra daha iyidir. Yoğun yemlemeyi akşamüzeri 4-6 saatleri arasında yapmayı tercih ediyorum. Balık için bu saatler zaten ölü saatler diyebiliriz.

Küçük ve balığın çok dikkatli olduğu göllerde, yemlemeyi daha büyük çaplı boili ile yapıp iğneye daha küçük boili takmakta fayda görüyorum. Daha küçük yemi balık daha bi güvenle yiyor. Aynı bu nedenle de iğnedeki yemi yemleme bölgesinin tam ortasına atmamız gerekmez.

En büyük balıklar tam yemleme bölgesinde değil de biraz daha mesafeli durmaktadır.
Göl kenarında birkaç gün duracağınızı göz önünde bulundurursak oltalardan uzaklaşma imkanı tanımayan hareketli montaj kullanamayız. Sabit montaj kullanmak bu durumda daha mantıklı olacaktır. Resimdeki montajı hem hareketli ve hem de hareketsin yapabilirsiniz. Sadece stoperin yerini değiştirmek gerekir.

Ve son olarak sormak istediğim sonraki konumuz ne olacaktır?

Akar sulardaki av konusuna geçmeden önce evde nasıl boili yapabileceğimizden bahsetmek isterim. Yurtdışından gelen boili yapım reçeteleri bizim işimize yaramaz – onların verdikleri katkıların bizim dükkanlarımızda bulunmazdır. Reçetelerimin daha ulaşılır olmasına çalışacağım.

Gölde avlanmak için reçete:
İhtiyacımız olacak malzemeler (gr olarak)
- mısır unu – 400
- soya unu – 150
- pişmiş ayçiçek çekirdeği – 50
- süt proteini – 100
- tuz ( küflenmesini önleyici olarak) - 50
- basit aroma – vanilya 8
- tarçın – 2
- şeker – 5 yemek kaşığı

Vanilya, tarçın, tuz ve şekeri 5-7 yumurta ile karıştırılır. Daha önce iyice karıştırılmış kuru unları yavaş yavaş sıvının içine karıştırılarak dökülür. Orta srtlikte hamur elde edilinceye kadar hamur yoğurulur. Sonra da elle veya özel tahta ile bu hamurdan küçük toplar yapılır. Bu toplar da 2-2,5 dakika tencerede kaynatılır. Kurutulması ise 4-8 saat yapılır. Eğer boilileri çok önceden yaparsanız derin dondurucuda saklamalısınız.
Avın hemen öncesinde boilileri daha ekici kılmak için naylon poşete koyup ve ayçiçeği yağında eritilmiş vanilya ekleyerek bekletebilirsiniz.

Göl için pellet reçetesi :
Gerekli malzemeler (gr)

- pişmiş ayçiçek çekirdeği – 200
- pişirilmiş kenevir tohumu - 200
- öğütülmüş balık yemi – 200
- soya unu – 250
- süt proteini – 100
- tuz – 50

Hepsini güzel karıştırıp az az su ilave ederek orta hamur yapılır. Bunlardan küçük top şekli ( eğer kobra ile yemleme yapacaksanız) veya kutucuk şeklinde kesilerek 4-6 gün kurutulur. Hazır pelletten bir bardak suya atınız – eğer erimesi uzun (1,5 saatten daha uzun) sürerse balık yemini azaltınız. Eğer daha kısa sürerse tersini yapabilirsiniz.

RASTGELE !!!

Çeviri:Erdinç S.Hatib

Her hakkı saklıdır.
!! www.avrasyader.org'da Bulunan Bilgiler veya Dosyalar İzinsiz Kopyalanamaz !!
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret85659
Hava Durumu
Anlık
Yarın
23° 25° 16°
Saat

Sponsor Bağlantı